Biyografi Kitapları

Düşünüyorum Öyleyse Vurun – İlhan Selçuk PDF indir

Düşünüyorum Öyleyse Vurun – İlhan Selçuk, pdf kitap bölümümüzde 2010 senesinde kaleme alınan Düşünüyorum Öyleyse Vurun – İlhan Selçuk kitabını sizlerle paylaştık. Düşünüyorum Öyleyse Vurun – İlhan Selçuk kitabının detayları..

Düşünüyorum Öyleyse Vurun – İlhan Selçuk – Özeti

Düşünüyorum Öyleyse Vurun – İlhan Selçuk

Düşünüyorum Öyleyse Vurun – İlhan Selçuk

Lisans / Fiyat: Ücretsiz
2010
Eklenme: Ekim 8th, 2020
Dil: Türkiye
Sayfa: 290
Yazar: İlhan Selçuk
364

Descartes’ın “Düşünüyorum öyleyse varım” diyerek insanlık onurunu yüceltmesinden yüzseneler sonra “Düşünüyorum öyleyse vurun” diyerek düşünce özgürlüğü için yaşamını ortaya koyan aydınlanma bilgesi İlhan Selçuk’un köşe yazılarından bir demet.

Makedonya Kralı Filipos,
oğlu İskender’in ne akıllı bir kişi bulunacağını ilk ne zaman sezmiş?

Bir at varmış, öylesine azılıymış ki kimse sırtına binemiyormuş. Hayvan, bütün binicilerini üzerinden atıp benzetmiş; kiminin kafasını, kiminin çenesini, kiminin kolunu, kiminin bacağını kırmış.

Hani şu Amerikan filmlerinde rodeo adı verilen zanaatin ustalarını izliyoruz ya; onlara benzer ne kadar Makedonya kovboyu varsa azgın atı bir kez deneyip derslerini almışlar;toprağı öpmüşler.

İskender, atla binicilerini izlerken görmüş ki, hayvan gölgesinden ürktüğü için azıyor. Bunun üzerine atın sırtına atlayıp güneşe doğru sürmüş. Arkaya düşen gölgeyi görmediğinden ürkmemiş beygir, durulmuş, İskender’in buyruğuna girmiş; herkes bu işe şaşıp kalmış.

Kral Filipos  düşünmüş: Benim ne akıllı bir oğlum var, demiş, ünlü bilgeleri

öğretmen olarak görevlendirip kendisine iyi bir eğitim vereyim.O çağın en ünlü bilgesi Aristoteles olduğundan Kral Filipos’un emriyle İskender’i yetiştirmeye çalışmış.

İskender büyük kabiliyetlerini geliştirmiş; ama “cihangirlik” tutkularına saplanmış; dünyayı avucunun içine almaya çalışmış;ordusunu ardına takmış, gide bildiğince gitmiş; önüne kim çıkarsa ezmiş geçmiş.

Çoğunlukla yalnız at değil insanoğlu da kendi gölgesinden korkup azgınlaşır. Böyle durumlarda en iyisi sanırım yüzünü güneşe karşı dönmektir.

Çünkü kendi gölgesinden korkan adam, güneşe, bir başka deyişle aydınlığa, (daha başka bir deyişle gerçeğe) sırtını dönen kimsedir. Ürküp azgınlaşması da bundandır.

Aristoteles’in İskender’i olgun bir insan olarak yetiştirebildiği kanısında değilim. Büyük İskender yaman bir savaşçı, ünlü bir “cihangir” olabilir. Lisenin ilk sınıf edebiyat kitabında Aristoteles ile İskender’e ilişkin söylenilenleri okumuştuk. Anımsadığıma göre savaş meydanında yatan ölüler içinde dolaşan İskender,
hocasına sorar:

Aristo bu nedir?

Bilge yanıt verir:

Zafer yahut hiç!..

Okul kitaplarında Cengiz
Han’dan Atilla’ya, İskender’den Sezar’a değin nice “cihangir”in neden
ordularının başına geçip yer yuvarlağını ele geçirmeye çalıştıkları anlatılmaz,
ama insan okuldan ayrıldıktan sonra merak edip kendisine sorabilir:

-Bu adamlar, niçin koskoca
ordularla ülkeden ülkeye dolaşıp dünyayı ele geçirmeye çabalamışlar?

Bu sorunun yanıtını
kurcaladıkça kişioğlu bilinçlenir; her bir savaşın ardında hangi nedenin
yattığını öğrenip anlar; savaşçılığın iyi bir şey olmadığını algılar; ama iş
işten geçmiş olur.

Eflatun demiş ki:

Lakin krallar filozof veya filozoflar kral olursa

devletler mutlu olabilir.

Bir önceki yazımız olan Wildcard-Joker Oyuncusunun Hikayesi Seri 2 – Marie Lu başlıklı kitabımızda Wildcard-Joker Oyuncusunun Hikayesi Seri 2, Wildcard-Joker Oyuncusunun Hikayesi Seri 2 ekitap indir ve Wildcard-Joker Oyuncusunun Hikayesi Seri 2 ekitap oku ile ilgili bilgiler verilmektedir.

 

Related Articles

Back to top button