DGS Kitapları

Ölüler Evinden Anılar – Dostoyevski PDF indir

Ölüler Evinden Anılar – Dostoyevski, pdf kitap bölümümüzde 2013 senesinde kaleme alınan Ölüler Evinden Anılar – Dostoyevski kitabını sizlerle paylaştık. Ölüler Evinden Anılar – Dostoyevski kitabının detayları..

Ölüler Evinden Anılar – Dostoyevski – Özeti

Ölüler Evinden Anılar – Dostoyevski

Ölüler Evinden Anılar – Dostoyevski

Lisans / Fiyat: Ücretsiz
2013
Eklenme: Ağustos 25th, 2018
Dil: Türkçe
Sayfa: 376
Yazar: Dostoyevski
1.987

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (1821-1881): İlk romanı İnsancıklar 1846’da yayımlandı. Ünlü eleştirmen V. Belinski bu eser üzerine Dostoyevski’den geleceğin büyük yazarı olarak söz etti. Lakin ardından yayımlanan eserleri o zamanda fazla ilgi görmedi. Yazar 1849’da I.Nikola’nın baskıcı rejimine muhalif Petraşevski grubunun üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Kurşuna dizilmek üzereyken cezası sürgün ve zorunlu askerliğe çevrildi. Cezasını tamamlayıp Sibirya’dan döndükten sonra Petersburg’da Vremya dergisini çıkarmaya başladı. 1861-1862 senelerında bu dergide yayımlanan Ölüler Evinden Anılar Dostoyevski’nin Sibirya’da geçirdiği sürgün senelerının izlenimlerini bütün canlılığıyla yansıtır.

Sibirya’nın ücra köylerinde, bozkırlar, dağlar, geçilmez ormanlar içinde, tek tük kasabalarla burun buruna gelinir. En fazla iki bin nüfuslu, ahşap evlerden bir araya gelen bu kasabalar öyle pek hoş bir görünüme sahip değillerdir. Şehirden fazla Moskova’ya bağlı bir köyün andıran bu kasabalarda, biri kasaba içinde, öteki mezarlıkta, iki kilise mevcuttur.

İklim soğuk olsa da, Sibirya’da memurluk yaşamına genelde kolay ısınılır. Orada, liberal düşünceler aşılanmış basit bir halk yaşar. Nizamlar eskidir, sağlamdır, asırlar boyunca kutsallık elde etmiştir. Haklı olarak kendilerini Sibirya’nın saygınlarından gören bazı memurlar yerli, kökleşmiş Sibiryalılardır. Bazısı da Rusya’dan, hattâ birçoğu büyük şehirlerden gelmişlerdir. Bunlar, kadro ile ilgisi olmayan aylıklara, iki kat harcıraha ve koltuk için göz alıcı ümitlere kapılarak gelirler. Onlardan, hayat bilmecesini çözebilenler aşağı yukarı her zaman Sibirya’da kalır, orada seve seve yerleşirler. Sonra da, onların soyundan bir çok zengin ve yararlı beyinler görülmektedir. Lakin uçanlar, hayat bilmecesini çözmesini bilmeyenler, Sibirya’dan hızlı bir şekilde bıkarlar, üzüntü ile kendi kendilerine, buraya niçin geldiklerini sorarlar. Sabırsızlıkla, yasal süre olan üç yılı doldurur doldurmaz tayinlerini çıkarmak için uğraşmaya başlarlar. Sonra, Sibirya’ya söverek, onunla alay ederek pılı pırtıyı toplayıp geri dönerler. Bu adamlar, haksızdırlar. Çünkü Sibirya’da yalnız memurluk yönünden değil, türlü bakımlardan rahat ve mutlu yaşanabilir. Bir kere burası son derece güzeldir. Oldukça zengin, misafirsever bir çok iş adamı, hâli vakti yerinde birden fazla yabancı da mevcuttur.

Genç kızlar, birer gül gibidir, son derece namusludurlar. Av kuşları sokaklarda uçuşurlar, avcıların üstüne düşerler. Gereğinden fazla şampanya içilir. Havyar müthiş güzelliktedir. Bazı yerler, bire on beş ürün verir… Sözün kısası, bereketli bir topraktır buralar. Lakin bu topraktan yararlanmasını bilmeli. Sibirya’da yaşayanlar da bunu çok iyi bilirler.

İşte, yerleşmiş göçmenlerden Aleksandr Petroviç Goryançikov’a; neşeli, halinden tatmin, halkı çok tatlı olan ve kalbimde silinmez iz bırakan böyle bir kasabada rastladım. Goryançikov, Rusya’da, soylu ve toprak sahibi olarak doğmuştu. Sonra, karısını öldürme suçundan ikinci sınıf sürgün ve kürek cezası almıştı. Aleksandr Petroviç Goryançikov hükümetin verdiği kürek cezasının on yılını bitirdiktan sonra K. şehrine yerleşerek sessiz, kendi halinde, yaşamının son senelerını yaşıyordu. Civar bucaklardan birine kayıtlı olmakla birlikte yaşamını şöyle böyle kazanabilmek için şehirde yaşıyor, çocuklara ders veriyordu. Sibirya şehirlerinde, sürgün göçmenlerden öğretmenlere sürekli olarak rastlanır, onları kimse aşağılamaz ve onlara asla saygısızlık yapmaz. En fazla öğrettikleri şey, hayat alanında bi hayli gerekli olan ve bu öğretmenler olmasa, Sibirya’nın en uzak köşelerinde kimsenin ne olduğunu bilemeyeceği, Fransızcadır. Aleksandr Petroviç’le ilk defa ikramı bol olan İvan İvaniç Gvozdikov adındaki emekli bir memurun evinde karşı karşıya geldim. Gvozdikov’un çeşitli yaşlarda, gelecekleri göz alıcı görünen beş kızı vardı. Aleksandr Petroviç onlara, otuzar gümüş köpek alarak, haftada dört gün ders verirdi. Bu adamın görünüşü ilgimi çekerdi. Oldukça solgun yüzlü, zayıftı. Henüz yaşlı sayılmazdı, otuz beş yaşlarındaydı. Ufak tefek, cılız bir adamdı. Her zaman çok temiz, şık giyinirdi. Onunla konuşmaya başladığınız zaman, size sabit, dikkatli bir bakışla bakar, titiz bir incelikle, sözünüz üzerinde düşünüyormuş gibi, adeta sorunuzla ona çözülmek üzere bir problem vermişsiniz veya ağzından bir söz almak istemişsiniz gibi dinlerdi. Sonunda da kısa, ama açık yanıtlar verirdi. Cevabında her kelimeyi öyle tartarak söylerdi ki siz, nedense bir çekingenlık duymaya başlar, sonunda bu konuşmanın bittiğine sevinirdiniz. Daha o günlerde, İvan İvaniç’ten onun ile ilgili bilgi istemiştim. Ondan Goryançikov’un yaşamının namusluca geçtiğini, ahlâklı yaşadığını; böyle olmasaydı, kızlarına ders verdirtmeyeceğini öğrenmiştim. Bu adam son derece insansevermiş. Herkesten kaçıyormuş; çok okumuş, buna karşın hiç konuşkan değilmiş. Onu konuşturmak hayli güçmüş. Bazı kimseler, Goryançikov’un düpedüz bir deli olduğu kanısındaymış. Ama bunu öyle büyük bir kusur da saymazlarmış. Hattâ şehrin birden çok tanınmış adamlarının Aleksandr Petroviç GoryançikoVu korumaya hazır olduklarını, kendisi isterse dilekçe yazmada yahut buna benzer işlerde tercih ederek, ona bir katkıda bulunabileceklerini öğrenmiştim. Tahminime göre, Rusya’da temiz, az çok hatırlı ve saygın dostları da yer alıyordu. Ama, sürüldüğünden beri, onlarla bütün ilgilerini kestiğini, böylece de kendi kendine kötülük ettiğini herkes biliyordu. Başından geçeni hepimiz öğrenmiştik. Goryançikov’un evlendiğinin daha ilk senesinde karısını öldürdüğünden ve gidip hükümete teslim olduğundan (bu yüzden cezası epey hafiflemişti) haberimiz vardı. Zaten bu gibi durumlar, her zaman cinayetten fazla beklenmedik bir yıkım sayılır, bireylerin acıma duygularım görülmektedirır. Yine de, bu garip adam, ısrarla herkesten kaçıyor, ortalıkta fakat ders vermek için görünüyordu.

Bir önceki yazımız olan Aşk Köpekliktir – Ahmet Ümit başlıklı kitabımızda Aşk Köpekliktir ekitap indir, Aşk Köpekliktir ekitap oku ve Aşk Köpekliktir pdf indir ile ilgili bilgiler verilmektedir.

 

Related Articles

Back to top button